Botoks

Yaşlanma, stres, güneş etkileri, sigara, hava kirliliği, menopoz gibi daha pek çok faktör hücre düzeyinde serbest radikallerin üretimini hızlandırarak ciltteki kırışıklıkları arttırmaktadır. Yaşlanma kaçınılmazdır, ama etkilerini azaltmak ve geciktirmek kişilerin kendi elindedir.

Botoks; "Clostridium botulinum" isimli bakteriden elde edilen tıbbi bir proteindir. Bu protein, aslında çok uzun zamandır göz ve nörolojik hastalıklarının tedavisinde kullanılmaktadır. Kırışıklıkları gidermek amacıyla ise yıllardır güvenli ve başarılı bir şekilde kozmetikte kullanılmaktadır.

Botoks; orta ve derin kırışıklıkları gidermede oldukça başarılı, cerrahi olmayan kozmetik bir ürün olarak kabul edilmektedir.

2002 yılında Amerikan Gıda ve İlaç yönetimi Kurumu (FDA) tarafından kozmetik kullanımına onay verilmiştir. Şu ana kadar yalnızca ABD’de bir milyon uygulama yapılmıştır.Amerikan Estetik Plastik Cerrahi Topluluğu tarafından ise Botoks, 2002 ve 2003 yıllarında hekimlerin uyguladığı cerrahi ve cerrahi olmayan kozmetik işlemler içinde "en popüleri" olarak değerlendirilmiştir.

Nörolojide spastik kas problemlerinin giderilmesinde ve şaşılık gibi göz hastalıklarının tedavilerinde yıllardır uygulanmaktadır.

Kozmetik olarak ise özellikle cilt kırışıklıklarının azaltılması ve bazı kişilerde daha sık olarak görülebilen aşırı terlemelerin (Hiperhidrosis) giderilmesi amaçları ile kullanılmaktadır.

Dinamik çizgiler, yüz ifade çizgileridir; mimik hareketleri sırasında (kaş çatma, konuşma, gülme…) cilt altındaki küçük kasların kasılmalarıyla oluşur. Bu kasların kasılması zamanla cilde yerleşerek kalıcı çizgi ve kırışıklıkları oluşturur. Eğer cilt kuru ve inceyse, siz de çok fazla mimik kullanarak konuşuyorsanız bu kalıcı çizgiler daha hızlı oluşacaktır.

Botox, enjeksiyon yapılan bölgede sinirlerdeki geçişi bloke edip "kas kasılmasını engelleyerek" buradaki derinin gerginliğini sağlar. Ama kaslarda geri dönüşümsüz bir etki değildir bu durum. Vücudun kendini iyileştirme kapasitesi ile yeni sinir yolları oluşturur ve botoksun etkisi bu sebeple geçer.

Botoksa 20 li yaşlarda başlanabilir. Ama kesin şu yaşta başlanmalı diye bir kural yoktur. İstirahatte mimik yapmazken kırışıklığınız başladıysa başlamalısınız. Özellikle yüz ve boyundaki kırışıklıkların tedavisinde kullanılır. Gebe ve emzirenlerde ise uygulanması önerilmez.

Botoks tedavisi yaptırmayı düşünüyorsanız bu tedaviyle ilgili beklentilerinizi ve endişelerinizi doktorunuzla paylaşmalısınız. Doktorunuz bu tedaviyle alacağınız sonuçları sizinle paylaşacak böylece tedavinin başarısı sağlanacaktır. Her hastanın tedavisi kendi kas yapısına ve cilt özelliklerine göre planlanır.

Kişinin kas yapısı göz önüne alınarak belirlenen kırışıklık noktalarına çok ince uçlu iğnelerle küçük dozlarda enjeksiyon yapılır. Tedavi genelde 10-15 dakika sürer ve uygulama sırasında minimal rahatsızlık hissedilir. İlaç, yalnızca enjekte edilen bölgede etkilidir genel dolaşıma karışmaz. Uygulamadan sonra iki hafta içinde beklenilen etki başlar.

Çizgilerin yeni başladığı dönemde botoksla çok iyi sonuçlar alınırken daha oturmuş çizgilerin tedavisinde tek başına botoks yeterli olmamakta dolgu maddesi enjeksiyonu, lazer ve peeling tedavileri gerekmektedir. Bu nedenle erken başlanan tedavilerle daha başarılı ve doğal sonuçlar sağlanır.

Gummy Smile Botoks Nedir?

Gummy smile (Dişeti gülüşü) gülümserken ve /veya konuşurken aşırı dişeti görünümüyle karakterize yüz estetiğini bozan önemli bir sorundur. Yüz yapıları ile uyumlu, dengeli ve etkileyici bir gülümseme toplumda kişiler arası ilişkilerde kabul ettirici rol oynar. Estetik olmayan bir gülümseme ise tam tersine bir etkiyle, özgüveni az, utangaç, içine kapanık ve psikolojik olarak etkilenmiş bireyler yaratabilir.

Gummy smile nedenleri; -Dişlerin üst çene kemiği içerisindeki istenmeyen konumları, -dişetlerinin istenmeyen konumları, -üst çene kemiğinin dik yön boyutundaki anormal artış -dudakları yukarıya doğru hareket ettiren kasların hiperfonksiyonu Sebep faktörün ortaya çıkarılması yapılacak tedavinin doğru, net ve kalıcı olması açısından kritik önemdedir.

tTedavi seçenekleri; -Dişlerin istenmeyen konumlarından kaynaklı olgularda ortodontik tedaviyle kesici dişler düzeltilebilir -dişeti problemlerinde periodontolojik yaklaşımlarla dişetinin boyuna yapılacak müdaheleler başka bir seçenektir. -Üst çenenin dik yön boyutu problemlerinde çene cerrahisi (le Fort 1 osteotomi) diğer bir alternatiftir. -Kas yapısından kaynaklı problemlerdeyse ilgili dudak ve çevre kas sisteminde gerçekleştirilecek komplike hassas karma cerrahi teknikler mevcuttur.

Bu alternatiflerden en sık uygulananı ve yan etkisiz bir şekilde sonuçları da hemen alınabilecek olanı; ilgili kas grubu içerisine botulinum toksin (botox) enjeksiyonudur. Bu uygulamayla dudakları yukarıya doğru çeken kasların fonksiyonu zayıflatılarak daha az görünür dişetlerine sahip olmak mümkündür.

Mikro Botoksla Cilt Gençleştirme Nedir?

Yüz mimik kaslarını felç ederek etki eden klasik botoks tedavisini aksine MİKRO BOTOKS, cilt altındaki düz kaslara etki ederek gençleştirme sağlamaktadır. Mikro Botoks, yine klasik botoksun aksine tüm yüz, boyun ve dekolte bölgelerine de uygulanabilmektedir. Etki süresi ortalama 3-4 aydır.

Öncelikli amacı, cildi sıkılaştırmak ve ince kırışıklıkları tedavi etmektir. Ancak bunu bir yüz germe ameliyatı gibi düşünmemek lazım; başka bir deyişle yüz germe ameliyatının bir alternatifi değildir.

Bunun haricinde yine klasik botokstan farklı olarak yüzdeki akne skarlarının şiddetini azaltmaktadır. Çok önemli diğer bir faydası da yüzdeki yağ sekresyonunu azaltması, dolayısıyla sivilce oluşumu, saç dökülmesi durdurma gibi ilave faydalar sağlamasıdır. Bütün bu faydaları yaparken yüzü tazeler, gençleştirir; porları küçültür; ayrıca mimik kaslarını felç etmeyerek doğal yüz görünümünü korur.

Mikro botoks, asıl adı ile intradermal yani deri içine yapılan botoks, ciltteki porların boyutlarını ayarlayan “erektör pili” denilen kasları hedefler. Bu kaslar etkilendiğinde porların çapları daralır, böylece cilt yüzey alanı küçülerek ciltte bir germe etkisi yaratır.

Klasik botoks enjeksiyonları, mimik kaslarını felç etmek için derine yapılırken, intradermal botoks yüzeye yapılır. Çok ince iğnelerle yüz, boyun ve ihtiyaca göre dekolte bölgelerine enjeksiyon yapılır. Yapılan botoks enjeksiyonu, klasik botoksun aksine çok seyreltiktir. Bu sayede normalde uygulama alanı olmayan boyun-çene açısı bölgesi ve boyundaki diklemesine olan bantlar da tedavi endikasyonuna girmektedir.

Hem hanımlar hem de erkekler özellikle orta yaşlardan itibaren yüzlerine “antiaging” yöntemlerden birini uygulamaya başlamalıdırlar. İntradermal botoks, son zamanlarda bu yöntemler arasında en sık tercih edilmeye başlananıdır. Bir yığın hiç de azımsanmayacak bütçeler harcanarak alınan antiaging kremler veya solüsyonlar yerine, ortalama 4 ayda bir 15-30 dakika ayrılarak yapılacak bir işlem daha kesinlikle daha etkilidir ve daha tercih edilir olmalıdır.

Masseter Botoks Nedir?

Masseter botoksu, diş sıkma(bruksizm) hastalığında kullanılan ve masseter kasının yer aldığı yüzün alt kısmının inceltildiği bir prosedürüdür.

Bruksizm hastalığında tempoaramandibuler yani çene eklemi ve dişler, çene kemikleri zamanla hasarlanır. Diş tedavileri ve gece ısırma plağı kullanımı dişleri korusa da eklem hasarını önlemek için diş sıkmayı azaltmak şarttır. Stresli dönemlerde kas gevşetici kullanımı tedaviye eklenebilir. Bu hastaların psikiyatr kontrolünde de olmasında fayda vardır. Masseter kası diş sıkmaya bağlı aşırı gelişmiş ya da ailesel olarak olması gerekenden büyük olabilir. Bu da kadınlarda istenmeyen kare yani köşeli erkeksi yüz görünüğmüna sebep olur. Kadınlarda kabul gören estetik şekil Vshape tir.

Massetter botoksu ile diş sıkma tedavisi düzenlenirken, yüzün alt kısmındaki şekil bozukluklarının tedavisi de hedef alınır. Yüzde erkeksi ve sert bir görünüme neden olan kare yüz şekli küçültülerek daha orantılı bir yüz şekli elde edilir. Masseter kasının fazla büyük olması sadece estetik açıdan değil, fiziksel olarak da kişiye rahatsızlık verebilir. Bu nedenle bu prosedür bazı durumlarda hem şekil hem de işlevsel olarak tedavi sunmak amacıyla da uygulanır.

İdeal çene şekli kadınlar ile erkekler arasında büyük oranda farklılık gösterir. Erkeklerde kare yüz şekli güçlü bir ifade sağlarken, kadınlarda ince yüz şekli daha yumuşak ve estetik bir görünüm sağlamaktadır. Özellikle yuvarlak ya da kare tipi yüze sahip olan kadınlar, daha yumuşak ve çekici bir görünüme sahip olmak için masseter botoksuna başvuruyorlar.

Cerrahi teknikler ile çene küçültme ameliyatı yerine ameliyatsız botoks tedavisi alt yüz genişliğinin daraltılmasında daha güvenli ve etkin bir tekniktir. Botoks, yüzü incelterek yeniden şekillendirme de ameliyatsız teknik olarak yeni bir seçenek sağlıyor. Masseter botoksu neştersiz, ağrısız, sıfır şişlik ve dikiş izi ile çeneyi incelterek yüz şeklini değiştirme imkanı sunuyor.

Masseter reduction / V-line botoksu ile çene inceltilip küçültülebiliyor. Yuvarlak ve kare yüz şekilleri üçgen, oval ya da kalp şekline dönüştürmek için kullanılıyor.

Masseter botoksunda ağrı, sızı ya da morluk riski oluşmaz. Birçok hasta bu işlemin yapılması için öğle molasında gelir ve sonra hemen işine devam edebilir. Hastalar genel olarak 1-2 hafta içinde masseter kasının yumuşadığını ve 6 hafta sonra yeni çene şeklini tam olarak görebilir. Araştırmalar 2-3 tedaviden sonra çene şeridinde “uzun süreli değişiklikler” olduğunu ortaya koymaktadır. Masseter botoksu ile zamanla çok daha uzun ömürlü, estetik ve simetrik sonuçlar elde edilir.

Migren Tedavisinde Botoks

Botoks daha çok estetikle ilgili alanlarda adı anılmış olan bir ilaç olsa da, tıpta birçok hastalıkla tedavi amacıyla yaygın olarak kullanılmaktadır.

Yaklaşık onbeş yıldır yapılmış ve saygın tıp dergilerinde yayınlanmış çok sayıda çalışma ile botoksun baş ağrısında özellikle migrende etkinliği ve güvenirliği kanıtlanmıştır. Yapılan pek çok çalışmada botoks tedavisinin ilaç tedavisine oranla hayat kalitesini çok daha az oranda etkilediği, ABD ve birçok Avrupa ülkesinde güvenle kullanılmakta olduğu, hatta çoğu sağlık sigortaları ve devlet tarafından tedavi süresi, hastanın iş gücü kaybı gibi unsurlar göz önünde bulundurulduğunda maliyet-etki açısından daha avantajlı olduğundan desteklendiği artık bilinen bir gerçektir. ABD’de sıkı incelemeler ile ilaçlara onay veren resmi bir kuruluş olan FDA tarafından kronik migren tedavisinde kullanımı 2010 yılında onaylanmıştır.

Migrende etkisi; Ağrı mekanizmalarının gelişmesini azaltma ve engelleme üzerinden gerçekleşen botoks bu etkisini yapıldığı bölgeden sinir hücresi boyunca taşınıp ağrı üreten merkezlerin aktivitesini azaltarak gerçekleştirmektedir.

Botoksun çocuklarda dahi etkinliği ve uygulanabilirliği yapılan çalışmalarda gösterilmiştir. Uygulama açısından hastaların en çok merak ettiği canlarının yanıp yanmayacağı hususudur. Öncesinde yapılan lokal tropikal anestezi ile çok ince iğnelerin kullanıldığı bu uygulama esnasında hemen hiçbir acı hissedilmemektedir. Botoks tedavisinin ilaç tedavisine oranla yan etkileri oldukça azdır. Ayrıca hasta uygulama sonrası hemen günlük hayatına dönebilir.

ENGLISH
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz.
error: Bu İçerik Korunmaktadır!